Bütünsel Doğuma On Adım

Yazar: Virginia Bobro

Doğuma hazırlanmak için birçok yöntem vardır. Beynimizi doğum ile ilgili bilgi, gerçekler ve araştırmalar ile dolduruyoruz. Başka insanların tecrübelerini ve düşüncelerini dinliyoruz; ve bu çoğu zaman hamile bir kadını boğabilir! Vücudumuzu, düzenli doğum öncesi bakıma gitmekle, kendimizi iyi beslenmekle ve düzenli spor yapmakla doğuma hazırlıyoruz. Kültürümüzde, kadınların (ve erkeklerin) bu hayat değiştirici olayına yaklaşırken, psikolojik, duygusal ve ruhsal hazırlık ihtiyaçları bazen unutuluyor. Doğuma hazırlanma konusunda yüzlerce kitap var ve doğumun ağrısıyla baş etme konusunda çeşitli bilgiler ve fikirler vardır. Aklınızda kalsın ki “ağrı” küçük bir kelimedir; doğum sürecinde oluşabilen tüm yoğunluğunu ifade edemiyor. Bebeğin pelvisin ve serviksin içinde hareketi ve bağ ve dokular esnemesini gibi fiziksel hisler ile beraber, yorgunluk, bel ağrısı, susuzluk ve açlık da sık bulunur. Korku, heyecan, belirsizlik, cesaretsizlik ve sevgi gibi normal duygusal tepkiler hem doğuran anne hem de doğumda onu destekleyen herkes için yoğun ve boğucu olabilir.

Dolayısıyla, doğum ve ebeveynlik süreçlerinde yaşanabilen çeşitli fiziksel ve duygusal olasılıklar ve zorluklara bütünsel ve farkındalıkla hazırlanmak için on tane adım listesini sizinle paylaşıyorum.

1. Derinlere Kazın
Ağrı ve ağrıyla baş etmek ile ilgili tüm inançlarını, yargılamalarını ve varsayımlarınızı araştırın. Doğum ağrısı ile ilgili zaten neler biliyorsunuz? Doğumda neler yapılabilir, neler yapılmaz. Doğumun yoğunluğu ile baş etmenin kaç yolu vardır? Kendinizde neleri yargılıyorsunuz? Başkalarında? Bebeğinizi doğurmak için neler yapmaya hazırsınız?

2. Gerçek Ol!
Doğumda gerçekten neler geçtiğini öğrenin. Dramatik, korku-bazlı dizilerden ve flu, sakinleştirici müzik çalan idealleştirilmiş doğum filmlerinden uzak durun. Bunun yerine, objektif bir şekilde çoğu doğumlara ait doğal hareketler, sesler ve aktiviteler gösteren ve tartışan bir ders veya filmi tercih edin. Hatta, doğuma hazırlık eğitmenin gerçek bir sancı çeken kadının rolü oynayabilir: sallanmalar, inlemeler, küfürler veya ağlamalar dahil.

3. Vücudunuza İyi Bakın
Hamilelikte iyi beslenmek ve düzenli spor yapmak, doğumun fiziksel zorluklarına hazırlanma konusunda kritik önem taşır. Kendi vücuduna iyi bakmak demek, bebeğine iyi bakmak demektir; ve doğum ve lohusa süreçlerinde komplikasyon riskini azaltır. Yoga yapmak, esnemek, yüzmek, ve yürümek gibi kalp çalıştıran hareketler, doğumda harcayacağınız fiziksel eforlara hazırlık sağlar. Doğumdan önce fit olan annelerin, lohusalıkta iyileşme ve kilo verme süreçleri genelde daha kolay oluyor.

4. Doğum Takımınızı Hemfikir Hale Getirin
Doğumunuz hastanede olsun, doğum merkezinde olsun, evde olsun, doktorunuz veya ebenizin doğumunuz için kendi niyetiniz ve ağrı ve ağrıyla baş etme yöntemleri ile ilgili inançlarınıza hemfikir olduklarına emin olun. Hamilelikteki kontrollerde açık ve dürüst diyalog kurmakla başlamak, ve böyle devam etmek çok önemlidir. Kim olduğunuzu, değerlerinizi ve önceliklerinizi paylaşarak, birbirinize saygı ve güven duyan bir ilişki kurmuş olursunuz. Bu, doğum sürecinde olumlu iletişimin devam etmesine de yardımcı olur.


5. Babayı Katılmasına Davet Et

Bebeğin babası doğuma katılmayı planlasa da planlamasa da, ikinizin doğum ve doğum sonrasındaki beklentilerini birlikte araştırmakta fayda var. Özellikle babanın rolünü gören ve anlayan doğuma hazırlık derslerini tercih edin. Onun, sizinkinden farklı doğum ve ebeveynlik ile ilgili inançları, ümitleri ve endişeleri olabilir. Ve iki farklı görev yapmayı bilmesi gereklidir: hem size yardımcı olmak, hem de kendisinin bilgi, araştırma ve desteğe ihtiyaçlarına bakmak.

6. Destek Çemberini Yarat
Duygusal ve elverişli kaynaklarını olabildiği kadar erkenden toparlamaya başlayın. Kucağında ağlayabilecek biri, ev yapımı yemek, çevreniz ve ailenizde kimlerin sizin ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğini bilin. Bir doula (hamilelik, doğum ve / veya lohusa sürecinde duygusal ve fiziksel destek veren eğitimli bir doğum destekçisi), birçok aile tarafından doğum için en önemli aletlerden biri olarak algılanıyor. Müttefiklerinizi konumlandırmak, bebeğinizi büyütmek, doğurmak ve anne olmaya odaklanmanıza yardımcı olur.

 

7. Ağrıya Hazırlan


İlk olarak, ağrı ve acı çekmek arasındaki fark konusunda anlaşalım. Ağrı ve doğumun fiziksel hisleri basitçe var olan şeyler. Acı çekmek ise, ağrı ile ilgili kendi kafamızda yarattığımız hikayeye inanmak demektir. Stresli durumlarda beynin nasıl çalıştığı ile ilgili bilinçlilik yaratmak hızlı bir şekilde ağrıyla baş etme zihin yapısı oluşturur. Farkındalık yöntemleri öğrenmek ilk adım; bir adım daha– düzenli her gün pratik yapmak–zihin yapısını güçlendirir. Neredeyse her doğuran kadının doğumda bir zaman hayal kırıklığı ve kendi kendine karşı olumsuz konuşmalar yaşadığını bilmek, kendi doğumunuzun tam ümit ettiğiniz gibi geçmediği zamanlarda, kararlılığınızı kuvvetlendirebilir ve kendi kendinize karşı merhametli davranmanıza yardımcı olur. Birçok gebe, günde sadece 10 dakika bebeğiyle bağ kurup doğumda açıldığını hayal etmenin, hızlı ve meşgul günlük hayatı arasında gevşeme ve rahatlama fırsatı verdiğini tecrübe ediyor.

8. Korkuların İle Göz-göze Gel
İçgüdüsel Doğum adlı kitabında Pam England “hamileliğin işi kaygılanmaktır” diye yazıyor. Doğum veya lohusalıkta gerçekten neler olmasını istemiyorsun? İstenmeyen olayların olma olasılığını kazımak için kalbini aç. Doğum için beklentilerin ve planların esnek ve bilinçle kurulduysa eğer, doğum beklediğinden farklı bir yöne dönünce, korku yerine sevgiden güç alabilirsin. İstediğin veya ümit ettiğin gibi olmazsa bile, kendin için var olabilirsin ve neler yapılması gerekirse yapabilirsin.

Eğer hamileliğin, doğumun veya ebeveynliğin özel bir yönünden korkuyorsan, panikliyorsan, kaçmaya çalışıyorsan veya aklını takıyorsan, o zaman içsel çalışmalar yapmak gerek! Korkudan korkmayan ve korkularını paylaşmaya fırsat verebilen bir arkadaş, doğuma hazırlık eğitmeni veya doula bul. Hipnoz, meditasyon, sanat, ritüel, vizüalizasyon (görselleştirme) ve terapi gibi, korkularla baş etmek için birçok yöntem vardır.

9. Kalbin ve Ruhuna İyi Bak
Günlük tutmak, dans etmek, sanat yapmak, müzik yapmak veya dinlemek, ruhsal çalışmalar yapmak ve doğada zaman geçirmek, kalbe ve sezgiye ulaşma araçlarıdır. Dersler gibi düzenli, biçimli aktiviteler ile kendi kendini spontan bir şekilde ifade edebileceğin zamanlar arasında denge bulmaya çalış. Şu an içinde canlı hissederek ve farkındalık içinde yaşayabilirsen, sonra, doğum ilerledikçe, içteki bilgin yoğun anların arasında sana rehber olur. Alın teri ile doğurmaya hazır ol, tüm gücünü ver, zor veya korkutucu olunca bile elinden gelenin en iyisini yap.


10. Doğuma Dal!

Doğum destek takımının (doulan, eşin, eben, hemşiren, doktorun) doğum sürecindeki yoğunluk ile baş etmeni kolaylaştırmak için uygulayabileceği bir çok yöntem vardır: sevgi dolu dokunuş ve masaj yaparak, hareket etmek ve pozisyonu değiştirmek, su içmek ve yemek yemek, odaklı ve azimli kalmak, destekleyici sözler söylemek, meditasyon veya vizualizasyon rehberliğinde, sevgi ve cesaret vermekte, müzik dinlemek ve hareket etmekte, ve daha da çok. Endişeli ve korkulu anlar olacağını bil, ve kendini doğumun gücüne (kontrol edilemeyen ve planlanamayan kısmına) teslim etmeye gönüllü ol.

Aklında kalacak son bir şey:senin doğumun önemlidir. Sen ve etrafındaki insanlar, aklın, vücudun ve ruhunu doğuma hazırlamanın önemli olduğuna inanınca, derin ve tüm yüreğinle doğum tecrübesine dalabilirsin. Yoluculuğunda çıkan beklenmeyen dönemeçler ve dönüşler olursa olsun, bu yolculuk SENİN. Ve bu hayatın en yoğun tecrübelerden birinin içinden, kendin için sevgi duyarak ve yeni bilgeye sahip olarak çıkabilirsin.